25 Temmuz 2012 Çarşamba

Nane...

Merhaba, bu daha sık post yazma olayına kendimi alıştırmaya çalışıyorum... Fark ettim ki, neredeyse 10 gün olmuş ve ben her gün blogu açıp bir kaç saat boş bakıp kapatıyorum... İlginç olaylar yaşıyorum yaşamasına hatta bu aralar herşey bir koşuşturmaca yazıcam anlatıcam ama biraz daha beklemedeyim...

Beter sıcaklarla beraber evdeki komik rutininmden bahsedebilirim ama size. Her türlü mamayı afiyetle götürürken şunu bir yerde duydum ve uygulamaya karar verdim... Taze nane yemek! Hergün iki öğün 7-8 dal taze nane yemek, yüzdeki ayva tüylerini zayıflatıyormuş... Bu rutini bir ay sürdürüp 15 gün ara veriyorsunuz sonra yine devam veee inşallah mutlu son... (böyle yazınca insanlar beni maymuncalardan sanacak! yok valla öyle değil ama nane ferahlığına da alışıyorsunuz nanesiz yemek yemiyorsunuz ...) eheheh


Geceleri evde gezmece yapıyoruz, evde yatan kalkan, oturan, yemek yiyenin haddi hesabı yok... 23:00'dan sonra her türlü kanepede löpcük gibi yatma pozisyonları denedikten sonra tahminen 2:00'a doğru artık yatağa yatmaya doğru yol alıyorum, sabah 8:30-9:00 da kalkılır kahvaltı sonra koşturmaca, 15:00-16:00 gibi eve gelirsek bir aptal saatim oluyor yatmak, uyumamak için savaşıyorum fln fln...

neyse ben şimdi kaçayım...
ok baş baş,

Ays...

17 Temmuz 2012 Salı

Heyecan...

Bu aralar çok telaşım var... şimdi buracıkta söylemicem, bana ne :P Bu arada neredeyse tüm blog yazarları, blogunda ilgi azalmasın diye sanırım takipte olun aman gitmeyin, bekleyin, haaa fln fıstık diyor ve tatile koşuyor... Ben eksik neden kalayım, zaten eksiğim yok maşallahım var tamı tamına altmış küsür kilocuk da olmuşken... Benim tatile gitme şansım yok, tatil bana da gelmiyor, ben en iyisi dizimi kırıp, oturup bir tez bitireyim inşallah...



Neyse canım şimdi sabah sabah bunu demeye gelmedim, uykusuz geçen 1-2 geceden sonra sabah erken kalkılmış hatta makyaj vs yapılmış herşey tam, telefon başında beklemedeyim... Heyecan dorukta, bu arada azmin zaferi gece 2 gibi birde yatmadım tırnaklarıma french yaptım (yeni bir yöntem öğrendim ilk denemem... çok basitmiş ilgilenenler için bir tane fotolu post yaparım olmazsa!)

Yoksa bende mi moda blogcusu oldum haberim yok :P eheheh neyse ben şimdi gideyim çok işimiz var bir sesleneyim dedim o kadar... Benim cephede hayat böyle ya sizin?

peace,

Ays...

10 Temmuz 2012 Salı

2 Temmuz 2012 Pazartesi

Muçu düğünü (=

Ehh madem talep geldi bende daha sık yazayım dimi ama... (= Muçularımdan birini everdik, ayy sormayın acaip bir heyecan gerçi ben hem kız tarafı hem erkek tarafı olduğum için bir tuaf oldu ama elbetteki benim muçumun tarafı daha ağır basıyor...

Şimdi anlamayan sizler için tercümesi, grubumuzdan ilk evliliği yapmış olduk (biz topluca evleniyoruz, nerden çıkıyor bu çoğulculuk canım!) Ben çok beğendim düğünü, çok cici bir rum meyhanesi/balıkçı arası bir yerdeydi; zaten damat beyimiz bodrumlu, bunların bir balık, tekne, deniz, kum, güneş havası vardı... Kuru gri Ankara'da köşeyi dönünce deniz görecek gibi yaşayan canım arkadaşlarıma ömürleri boyunca mutluluk diliyorum...

İdil, Gonca, Özge, Bige birde ben varız... Ben tüm üniversite hayatımız boyunca ay durun bir fotoraf çekelim, gülün, bakın, bekleyin edalarındaydım. Her ne kadar bana ''foto Naci'' ''ŞipŞak'' ve bilimum bu tarz seviyesiz isimler taktılarsa da, şunuda belirtirler ki senin fotoraflar olmasa üniversiteden hatıramız olmayacak <3

Bütün gece elimden ayfoncuğumu düşürmediysem de çektiğim 200 kadar fotorafın çoğu yamuk yumuk olmuş, ee bir yandan oynayalım olaya dahil olayım derken bir yandan foto çekerken ve kimseye o hengamede poz verdirtemezken anca bu kadar oldu napalım... Çok fazla olamadı ama mekanın fotolarından bir kuple sizede çektim, biraz az oldu ama bu postta az fotoraflı olsun olmaz mığ... en azından yazmaya başladım ey okuyucularım benim, canlarım (yalan dünya, Tülay mod on oldu...)

peace

Ays...





Geline nazar değmesin flu bir fotoraf koyalım (= bende bu aralar pek bir pembeye düştüm yauw... :P

19 Haziran 2012 Salı

Tüm yollar denize çıkar!

Pazar günü ve muazzam bir sıcak, bizde dedik ki eee haydi denize (= Adada yaşamanın verdiği bonus puanla koyulduk yollara (annem, babam, sevgili ve ben). Git git derken yaklaşık 1 saatten fazladır gide gide, annemlerin şurada bir askeri plaj var çok hoşmuş hadi deneyelim, bilmem kim önerdi dedikleri yere vardık!

Vıcık vıcık dolu, insanın içinin açılmadı, minnacık ve saçma bir iskele onun üstündeki balkon vari, tüm şezlongları dolu yerde pek bir Hayırrrr! diyordum ki; bir asker arkadaş geldi ve sakalla içeri alamıyoruz dedi bize hıh!

Düştük yollara bu sefer adanın diğer tarafına, dağlar taşlar aşıldıktan sonra geldik Girne'ye ama nafile! Saat olmuş 16:00, sıcaktan ve sıkıntıdan arabada bayılmış ve bir türlü istediğimiz gibi bir yer bulamamış bir halde sinirlerimiz gerildi, eve gidelim dedik... Babam son bir hamle ile adanın en sevdiğim yerlerinden birine doğru gitmeye başladı ama bu seferde külüstür arabamız tepelere tırmanırken su kaynattı; üstelik yanımızda sadece bir küçük şişe su var sıcaklık 45 derce fln olsa gerek artı nem...

Tüm bunlardan sonra, dedik hadi yemeğe gidelim, bir önceki hafta bizim keşfettiğimiz süper düper bir hint restoranına koyulduk, lakin; oda kapalı çıktı :(

Felaketleri 3 ettikten sonra, en iyisi bildiğimiz yere gidelim dedik ve her zamanki deniz kenarı restoranımıza gittik. Balıklar yenildi 1-2 kadeh bişeyler içildi sonra kahve için dedik hadi boat cafeye... burayı kelşmelerle anlatmak istemem, yada şu kadar yeter; loş, köhne, rahat, samimi, sıcak...

not: pisiciklerde günün süper bonusu, cafenin kedilerinin yavruları (= 4 tane mini mini mavi gözlik tekircik...

ok, bye

Ays...












1 Haziran 2012 Cuma

Wild Ones =)

Bu aralar keyif durumları... Hey I heard you, like the wild ones... dım dım dım diye devam ederken şarkıya  (Flo Rida ft. Sia- Wild Ones) Sia denen hatunun sesine bayılıyorum bu şarkıda tarzım değil ama epey tutum bu aralar... Neyse yauw... epeydir yazmamışdım yazayım kurtlarımı dökeyim...

Dün gece öhöm öhöm az buçucuk hocayız ya; mimarlık fakültesinin balosu vardı (= bizde katıldık... Mekana bayıldım resmen dibim düştü, öyle pinpirik ötesi detaycı bir içmimar olaraktan söylüyorum cidden çok güzeldi... Osmanlı edasındaki süslemeler, loş aydınlatma, o şamdanlar beni benden aldı zaten, sonraaa wclerde ki hamam detayları. Bayan wc de erkek hamamı resmedilmiş, erkek wc de ise bayan hamamı, tek tek el ile çizilmiş... Yemekler bir orataya karışıktı ama, mezeler Lübnan- Türk usulü, Kebaplar bir Osmanlı ihtişamında geldi fln fln...

Birde karşımda Dekancığımız oturmasaydı, beyaz şarap yerine rakı içerdim bende ama kibar kibar şarabımı içtim =) Hakkını vereyim öğrenciler de hoştu yani, hepsi iki dirhem bir çekirdek :P sade kaçtık biz düz siyah elbise ile ama napalım artık, sonrada bir kurtlarımızı döktük attık kiiii, deniz kenarındaki iskelenin üstünde ki barda öfff...

9 Haziranda da benim en sevdiğim sınıfı mezun ediyoruz bakalım; bu seferde iç mimarlık balosu var asıl eğlence orada olsa iyi olur... Bugün davetiyeleri dağıttılar, hocam bize emeğiniz çok dediler, cidden duygulandım :( ilk sınıfımdı, onlar bana ben onlara kök söktürdüm ama sonunda hepsi ile aram ayrı iyi, severim kerataları okul onlar gidince boş kalacak... :(

buyrun fotolar...



Bu girişteki şüşlemeler (kalpjik)









Osmanlı Kebabı :P yada bişeyler işte...


Müsteşhen lavabolar... hihihih... :P



Bu fotoda bir adet Ays var saçı başı karışmış... :P

Son olarak ne giydim postu değil ama (bana göre değil moda postları yauw... birde kendimi çok teşir etmeyim diye) Ama yine de bunu gösterteyim... bakınız sevdiceğimin çok beğendim diye süpriz olarak aldığı pabuçları giydim çok bir süslü kokoş bişiler, epey de yüksekler, yere kapaklanmadan geceyi de bitirdik ohhh... (ama çok şekerler dimiğ)


Öff çok lak lak ettim ben gideyim, tez beni bekler...

peace,

Ays...



18 Mart 2012 Pazar

Ays Loves White

Instegram & the love for white (=










* If I had a Bar (hopefully one day I will...) it would be kindda like this... white and close to the sea, for me my hubby, close friends and family...

Ays